Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Grigoris Delavekouras 2 Şubat Perşembe günü diplomasi muhabirlerini bilgilendirmek amacıyla olağan basın toplantısı düzenledi.
Söz konusu basın toplantısının belirli bölümlerinde gazeteciler L. Blaveris ve N. Kabaklı'nın Türkiye ile ilgili soruları üzerine Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Grigoris Delavekouras’ın verdiği cevapların Azınlıkça Online ekibi tarafından yapılan Türkçe çevirisi şu şekildedir:
L. Blaveris: Sayın Sözcü, size son Türk tahriki yani Bandırma korvetinin son tahriki hakkında bir soru sormak istiyorum. Dışişleri Bakanlığı’nın bu konuda Türk tarafına yönelik herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığını, eğer bulunduysa bunların ne olduğunu sormak istiyorum. Teşekkür ederim.
G. Delavekouras: Gerçekten, Türk korveti Uluslararası Deniz Hukuku’nu ihlal edecek şekilde bizim sularımızdan geçti. Bu yüzden de Ankara’daki Büyükelçiliğimize konuyla ilgili nota çekmesi için talimat verildi.
N. Kabaklı: Ben sorumu İngilizce olarak yönelteceğim. Greentree’de gerçekleştirilen son görüşmelerin sonuçları hakkında Yunan hükümetinin tutumunu ve yorumunun ne olduğunu merak ediyorum. Ve ikinci olarak, azalan askerî harcamalara baktığınızda ve son Türk ilişkileri açısından, Türkiye’nin artık Yunanistan için bir tehlike olmadığını söyleyebilir misiniz?
G. Delavekouras: Birinci sorunuzla, yani Greentree görüşmesiyle ilgili sorunuzdan başlayayım. Her şeyden önce ilerleme kaydedilmemesinden doğan hayal kırıklığımızı ifade etmek isterim. Yunanistan, Birleşmiş Milletler’deki (BM) müzakere sürecini destekliyor ve Greentree görüşmesinde daha büyük ilerlemelerin olabileceğini bekliyordu. İlerleme eksikliğinin ya da küçük bir ilerleme kaydedilmesinin nedeninin, Kıbrıs Türk tarafının iki Greentree görüşmesi arasında yapılması için anlaşmaya varılanları yerine getirmemesinden kaynaklandığına inanıyoruz. Öte yandan anlaşmaya varılan çerçeveden sürekli geri adımlar atmak, müzakere sürecini daha da zor hale sokuyor.
Tabiî ki siyasî irade olması durumunda bu süreçten sonuç alınabilineceğine inanıyoruz. Ancak bunun olabilmesi için ön şart, Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerdeki tutumunu değiştirmesidir. Böylece ancak gerekli adımlar gerçekten atılabilir. Ama maalesef Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadar olan tutumu pek ümit vermiyor.
İkinci sorunuza gelince, savunma harcamaları ve silah alımı konuları, Savunma Bakanlığı’nın idare ettiği konulardır. Tek söylemek istediğim, Yunanistan’ın ulusal egemenliğinin savunmasını sağlamak amacıyla caydırıcı yeteneğini tamamen koruduğudur.
Türkiye konusuna gelince, Yunanistan bu ülkeyle ilişkilerini iyileştirmeyi istiyor. Ancak bu iyileşme sadece, her ülkenin Uluslararası Hukuk’a ve diğer ülkenin ulusal egemenliğine göstereceği saygıyla sağlanabilir. Fakat buna rağmen tahrikler ve gerginlik yaratan olaylar var olmaya devam ediyor. Bu yüzden de Yunanistan ulusal egemenliğini korumak amacıyla gerekli hem diplomatik hem de diğer girişimlerde bulunmaktadır.
Azınlıkça Online®








